Ankara Tavşanı
Diğer adları: Angora tavşanı, Angora rabbit, Tiftik tavşanı, Oryctolagus cuniculus domesticus
Uzun tüylüSosyalUysal
Adını Ankara'nın eski adı Angora'dan alan, uzun ve ince yünüyle bilinen evcil tavşan grubudur. Tek bir ırk değil; ARBA İngiliz, Fransız, Dev ve Saten Ankara olmak üzere dört ırkı tanır. Sosyal ve iyi huyludur, ama yünü her gün taranmazsa keçelenir; sıcağa, tüy yutmaya ve sinek kurtlanmasına karşı özenli bir bakım ister.
- Köken
- Ankara (Angora), Türkiye; ırklar Avrupa ve ABD'de geliştirildi
- Tür
- Evcil tavşan (Oryctolagus cuniculus domesticus); ARBA'nın tanıdığı dört Ankara ırkı
- Ağırlık
- İngiliz Ankara 2,5–3 kg (PDSA); ARBA üst sınırı İngiliz için 7,5 lb
- Yaşam süresi
- İngiliz Ankara ortalama 7–10 yıl (PDSA)
- Tüy
- Çok uzun, ince yün; kolay keçelenir, her gün bakım ister (PDSA)
- Beslenme
- Diyetin yaklaşık %85'i kuru ot ya da çimen (PDSA)
Ankara Tavşanı nasıl bir kemirgen?

Ankara tavşanı, dünyanın en çok tanınan yün tavşanıdır. Adını Ankara'nın tarihî adı Angora'dan alır ve bu yüzden Avrupa'da ve Amerika'da Angora rabbit diye anılır. Bizde hem Ankara tavşanı hem Angora tavşanı hem de tiftik tavşanı adları kullanılır. Bu sayfayı açan çoğu kişi aslında iki şeyi merak ediyor: bu pamuk yığınına benzeyen tavşan evde beslenir mi, ve o uzun yünle başa çıkmak ne kadar emek ister?
İlk bilmemiz gereken, Ankara tavşanının tek bir ırk olmadığıdır. Amerikan Tavşan Yetiştiricileri Birliği (ARBA) dört ayrı Ankara ırkını tanır: İngiliz Ankara, Fransız Ankara, Dev Ankara ve Saten Ankara. Bunların ağırlık üst sınırları birbirinden epey farklıdır; en küçüğü İngiliz Ankara, en irisi ise üst sınırı olmayan Dev Ankara'dır. Evde beslenen, yüzü ve kulak uçları da tüylü, top gibi görünen tip çoğunlukla İngiliz Ankara'dır.
Türkiye'de Ankara tavşanı uzun süre bir ev hayvanından çok yün üretimi için yetiştirildi. Ege Üniversitesi'nden Artukoğlu ve arkadaşlarının 17 ildeki 42 işletmeyi incelediği 2007 tarihli çalışma, işletmelerde tavşan başına yıllık ortalama yün veriminin 642 gram olduğunu ve tavşanların çoğunun Fransız tipi olduğunu bildirir. Yani bugün ilanlarda gördüğümüz Ankara tavşanlarının bir kısmı yün çiftliklerinden gelen hatlardır; bu, mizaçtan çok tüy yapısını ve bakım ihtiyacını etkiler.
Mizaç açısından PDSA, İngiliz Ankara'yı sosyal ve iyi huylu bir tavşan olarak tanımlar. Ama aynı kaynak bu tavşanın küçük çocuklu evlere pek uygun olmadığını, kucağa alınmaktan hoşlanmadığını ve omurgasının düşürüldüğünde kırılabilecek kadar narin olduğunu da vurgular. Ankara tavşanı sevilen, okşanan ama oyuncak gibi taşınmayan bir hayvandır.
Asıl belirleyici konu yündür. PDSA bu tavşanın tüyünün çok uzun olduğunu ve kolayca keçelendiğini, bu yüzden düzenli ve kapsamlı bir günlük bakım istediğini yazar. Keçe yalnız görüntü sorunu değildir: kuyruk altında kirlenen yün yazın sinek kurtlanmasına zemin hazırlar, tımar sırasında yutulan tüy sindirimi zorlar, kalın yün ise sıcak havada tavşanı bunaltır. Merck, tavşanların 27 °C'nin üzerindeki sıcaklıklarda uzun süre kalınca hastalanabileceğini belirtir; yünlü bir tavşan için bu eşik Türkiye yazında kolayca aşılır.
Bu rehberde Ankara tavşanının kökenini, dört ırk arasındaki farkları, yün bakımını, kırkımı, beslenmeyi, sağlık risklerini ve sahiplenmeden önce kendimize sormamız gereken soruları kaynaklarıyla birlikte topladık. Tavşan bakımına genel bir giriş arıyorsanız Hollanda Cüce Tavşanı ve Holland Lop sayfalarımız da işinize yarayabilir; ama yün konusunda Ankara tavşanı kendine özgü bir dünyadır.
Ankara Tavşanı özellikleri
| Tür | Evcil tavşan, yün tavşanı grubu [2] |
|---|---|
| Tanınan ırklar (ARBA) | İngiliz, Fransız, Dev ve Saten Ankara [2] |
| İngiliz Ankara ağırlığı | Yetişkinde 2,5–3 kg [1] |
| Ağırlık üst sınırları (ARBA) | İngiliz 7,5 lb; Saten 9,5 lb; Fransız 10,5 lb; Dev için üst sınır yok [2] |
| Boyut | Orta boy (İngiliz Ankara) [1] |
| Yaşam süresi | İngiliz Ankara için ortalama 7–10 yıl [1] |
| Tüy | Çok uzun, kolay keçelenen yün; günlük kapsamlı tarama [1] |
| Mizaç | Sosyal ve iyi huylu [1] |
| Çocuklarla | Küçük çocuklara pek uygun değil; büyük çocuklu ailelere daha uygun [1] |
| Birlikte yaşam | Uyumlu çift hâlinde, örneğin kısırlaştırılmış erkek ve dişi [1] |
| Türkiye'deki yün verimi | İşletmelerde tavşan başına yıllık ortalama 642 g (2007 araştırması) [3] |
| Türkiye'de yaygın tip | İncelenen işletmelerde çoğunlukla Fransız tipi [3] |
| Kırkım sıklığı (işletmeler) | Yılda 3–6 kez [3] |
| Sıcaklık | 27 °C üzerinde uzun süre kalmak hastalık yapabilir; 10 °C altı da iyi tolere edilmez [5] |
| Asgari yaşam alanı (bir çift için) | 3 m × 2 m × 1 m yükseklik [7] |
| Kuru ot | Diyetin yaklaşık %85'i; günde en az tavşanın kendi boyu kadar bir demet [4] |

Ankara Tavşanı karakteri
PDSA, İngiliz Ankara'yı sosyal ve iyi huylu bir tavşan olarak tanımlar. Bu sosyallik insandan çok kendi türüne yöneliktir: tavşanlar doğada kalabalık gruplar hâlinde yaşar ve PDSA, Ankara'nın da uyumlu bir eşle, örneğin kısırlaştırılmış bir erkek ve dişi çiftiyle birlikte yaşamasını önerir. Ankara tavşanı, alıştığı insanın yanına gelen, yere oturduğunuzda kucağınıza tırmanan, burnunu dürterek ilgi isteyen bir hayvan olabilir; ama bu ilişki tavşanın kendi isteğiyle kurulur. Kucağa alınmaktan çoğu tavşan gibi hoşlanmaz ve yünü yüzünden olduğundan daha iri görünse de bedeni narindir. Günlük tarama saatleri, doğru alışkanlık kazandırıldığında tavşanla bağ kurmanın en güzel anlarına dönüşür; zorla, aceleyle yapılan tarama ise tavşanı ürkek ve kaçar hâle getirir. Bu yüzden Ankara tavşanının karakterini büyük ölçüde onunla ilk haftalarda nasıl ilgilendiğimiz belirler.
- Sosyallik
- Uysallık
- Tüy bakımı ihtiyacı
- Alan ihtiyacı
- Küçük çocuklara uygunluk
- Sıcağa duyarlılık
Ölçekler kulüp standartları ve kaynaklardaki tanımlardan editoryal olarak derlenir; her hayvan kendine özgüdür.


Ankara Tavşanı renkleri
Aşağıdaki 5 rengin hepsi ırk standardında kabul edilir.
Beyaz
kırmızı gözlü
Yün üretimi için en çok tercih edilen renktir; boyanabilen yün verdiği için yün işletmelerinde yaygındır.
Diğer renkler
Siyah
Koyu, düz renkli yün; güneşte ve kirlendiğinde rengi solabilir, kırkımda renk farkı görülebilir.
Mavi ve gri tonları
Seyreltilmiş renkler; uzun yünde yumuşak, dumanlı bir görünüm verir.
Agouti ve fawn
açık kahve
Kılın dibinden ucuna renk değişen tonlar; yün kabardığında katmanlı bir görünüm oluşur.
Çikolata ve krem
Sıcak kahve ve krem tonları; İngiliz ve Fransız Ankara'da görülür.
Kendini bul
Ankara Tavşanı kime uygun?
Bu türü besleyen ya da beslemeye hazırlanan biri gözüyle baktık. Hangi durumdasın? Seç; sayfanın devamında senin için küçük notlar çıksın.
Uygun1 durum
- Tavşan yünü eğirmekle ilgileniyorum
Yün tavşanıdır; Türkiye'deki işletmelerde tavşan başına yılda ortalama 642 g yün alınmıştır.
Dikkat ister2 durum
- Apartmanda yaşıyorum
Ev içinde yaşar; bir çift için geniş bir alan ve yazın serin bir oda gerekir.
Çok soruluyor - İlk kez tavşan besleyeceğim
Mizacı iyi huylu, ama yün bakımı ve kırkım deneyim ister.
Uygun değil3 durum
- Az bakım isteyen bir hayvan arıyorum
Yünü her gün kapsamlı tarama ister ve yılda birkaç kez kırkılır.
Çok soruluyor - Küçük çocuğum var
PDSA küçük çocuklara pek uygun olmadığını, büyük çocuklu ailelere daha uygun olduğunu belirtir.
- Kucakta sevilecek bir tavşan istiyorum
Kucağa alınmaktan hoşlanmaz; omurgası narindir, düşürülürse kırılabilir.
Kısaca
Kimler için ideal: Her gün yün taramasına vakit ayırabilen, kırkımı öğrenmeye ya da yaptırmaya hazır, evinde serin ve geniş bir alanı iki tavşana ayırabilen, büyük çocuklu ya da yetişkin bir hane için güzel bir yol arkadaşıdır.
Kimler için zor: Az bakımlı bir hayvan arayanlara, küçük çocuklu evlere, yazı serin tutulamayan ve tavşanı küçük bir kafeste tek başına beslemeyi düşünen kişilere uygun değildir.
Ankara Tavşanı evde bakımı zor mu?
Ev hayatı panosu: kaynaklardaki değerlendirmelerden. “Kime uygun?” bölümünde seçtiğin durumla ilgili gösterge vurgulanır.
Ankara tavşanını zor yapan şey zekâ ya da huy değil, yündür. PDSA bu tavşanın yününün kolayca keçelendiğini ve her gün kapsamlı bir tarama gerektirdiğini belirtir; Merck de uzun tüylü tavşanların her gün fırçalanması gerektiğini yazar. Bu, haftada bir hafta sonu fırçası değil, her akşam ayrılan bir zaman demektir. Tüy dökme dönemlerinde iş daha da artar, çünkü tavşan kendini temizlerken yuttuğu tüy sindirim sistemini zorlar. Bir de kırkım var: yün belli bir uzunluğa ulaştığında makasla ya da elle alınması gerekir. Türkiye'deki yün işletmeleri yılda 3–6 kırkım yapar; evde beslenen bir tavşanda da yünün uzayıp keçelenmeden alınması, deneyimli birinden öğrenilmesi gereken bir beceridir.
Apartmanda yaşayabilir mi sorusunun cevabı 'kısmen'. Ankara tavşanı ev içinde, serin ve gölge bir odada, güvenli bir oyun alanıyla yaşayabilir; hatta Türkiye yazında yünlü bir tavşan için ev içi, güneş alan bir balkondan çok daha güvenlidir. Ama RWAF bir tavşan çifti için en az 3 m × 2 m × 1 m yüksekliğinde bir alan önerir ve tavşanın küçük bir kafese kapatılmasını kabul etmez. Yani apartman dairesinde bir odanın ya da geniş bir bölümün tavşanlara ayrılması gerekir. Sıcak da ayrı bir başlık: Merck tavşanların 27 °C'nin üzerinde uzun süre kalmaktan hastalanabileceğini belirtir; uzun yünlü bir Ankara için klimasız, güneş alan bir daire yazın gerçek bir risktir.
Ankara Tavşanı bakımı
PDSA uzun yünün kolay keçelendiğini ve günlük kapsamlı tarama gerektiğini belirtir. Taramaya kulak arkası, koltuk altı ve kuyruk altı gibi keçenin ilk başladığı yerlerden başlanır.
Artukoğlu ve arkadaşlarının incelediği işletmelerde yılda 3–6 kırkım yapılır.
Merck, 27 °C üzerinde uzun süre kalan tavşanların hastalanabileceğini yazar. Yünlü bir tavşan için serin, gölge ve havadar bir oda şarttır.
PDSA kirli tüye bırakılan sinek yumurtalarının kurtlanmaya (flystrike) yol açtığını ve yazın her…
Diyetin yaklaşık %85'i kuru ot ya da çimen olmalıdır (PDSA). Bol lif hem dişleri aşındırır hem de yutulan tüyün bağırsakta ilerlemesine yardım eder.
RWAF bir çift için en az 3 m × 2 m × 1 m alan önerir. Yünü kirletmemek için zemin kuru ve temiz tutulur.
Günlük yün taraması
Her gün 15–30 dakika ayırmayı planlayın
Ankara tavşanının yünü kılların birbirine dolanmasıyla çok çabuk keçe yapar; PDSA bu yüzden düzenli ve kapsamlı bir günlük bakım ister. Tarama sırasında tavşanı masa üstünde, kaymayan bir havlunun üzerinde ve dört ayağı yere basacak şekilde tutmak hem onun güvenliği hem sizin rahatınız için iyidir. Yün katman katman, deriye kadar açılarak taranır; yalnız üstten geçilen fırça dibte keçeyi gizler. Keçe en çok kulak arkasında, çene altında, koltuk altlarında, karın altında ve kuyruk çevresinde başlar. Küçük keçeler parmakla açılabilir; deriye yapışmış büyük keçeyi makasla kesmeye çalışmak tavşanın ince derisini yaralayabilir, bu durumda veteriner hekimden ya da deneyimli bir yetiştiriciden yardım istemek daha güvenlidir. Tarama saatini her gün aynı zamana koymak tavşanın alışmasını kolaylaştırır.
Kırkım ve yün hasadı
Yün uzadıkça; yılda birkaç kez
Yün tavşanı olarak geliştirilen Ankara, yünü kendi kendine tamamen dökmez ya da döktüğü yün gövdede kalarak keçeye dönüşür. Bu yüzden yünün belli aralıklarla alınması gerekir. Artukoğlu ve arkadaşlarının araştırmasında işletmelerin yılda 3–6 kez kırkım yaptığı görülmüştür. Ev tavşanında amaç yün üretmek değil, tavşanı rahat ettirmek olduğu için kırkım aralığı yünün uzunluğuna, mevsime ve keçelenme eğilimine göre belirlenir. Aynı araştırma kırkım sonrasında yetişkin tavşan ölümlerinin de bir sorun olduğunu, bunun büyük olasılıkla uygun olmayan barınak koşullarından kaynaklandığını not eder; yani kırkımdan hemen sonra tavşanın soğuktan ve cereyandan korunması gerekir. İlk kırkımı mutlaka deneyimli birinin yanında yapmanızı öneririz.
Yaz sıcağı ve yün
Haziran–eylül arası her gün
Merck tavşanların sıcağa ve kötü havalandırmaya duyarlı olduğunu, sıcak ve nemli ortamın sıcak stresine ve ölüme yol açabildiğini, 27 °C'nin üzerinde uzun süre kalmanın tavşanı hasta edebileceğini yazar. Kalın yünlü bir Ankara için bu risk daha da büyüktür. Yaz gelmeden yünün kısaltılması, tavşanın evin en serin odasında tutulması, doğrudan güneş alan balkon ve camlardan uzak durulması, havalandırmanın sağlanması temel önlemlerdir. Hızlı soluma, halsizlik ve kulakların çok ısınması sıcak stresinin işaretleri olabilir; bu durumda tavşanı serin bir yere alıp veteriner hekimi aramak gerekir.
Kuyruk altı hijyeni ve sinek kurtlanması
Yazın her gün, diğer aylarda haftada birkaç kez
PDSA, sineklerin kirli tüye yumurta bıraktığını ve çıkan kurtçukların tavşanın derisini yiyerek flystrike denen ağır bir tabloya yol açtığını anlatır; yazın her gün kuyruk altına bakılmasını ister. Uzun yünlü bir tavşanda dışkı ve idrar kuyruk çevresindeki yüne kolayca yapışır. Bu bölgenin yününü kısa tutmak, altlığı sık değiştirmek ve tavşanın fazla kilo almasını önlemek (kilolu tavşan kendini temizleyemez) en etkili korunma yollarıdır. Kirlenen bölge ılık su ve yumuşak bezle silinir, sonra iyice kurutulur; tüm vücudu yıkamak yünü keçeleştirip tavşanı üşütebileceği için önerilmez.
Diş ve tırnak
Haftada bir kontrol
PDSA, Ankara tavşanında diyetle ilişkili diş hastalığının görülebildiğini belirtir. Tavşan dişleri ömür boyu uzar ve bol kuru ot çiğnemekle aşınır; bu yüzden ot her zaman ulaşılabilir olmalıdır. Haftalık tarama sırasında ağız çevresinde ıslaklık, yemek seçme ya da çene altında şişlik fark edilirse veteriner hekime gösterilir. Uzun yün tırnakları gizlediği için tırnak uzunluğu ayaklar yokanarak kontrol edilir; uzayan tırnaklar veteriner hekimde ya da kendisine gösterildikten sonra evde kısaltılır.
Altlık ve zemin
Her gün temizlik, haftada bir genel temizlik
Yünü kirleten her şey bakım yükünü artırır. Talaş ve toz çıkaran altlıklar yüne yapışır; Merck tuvalet kabı için kâğıt esaslı pelet ya da ot gibi yense de zararsız altlıklar önerir, talaş, mısır koçanı, kil ve topaklaşan kum gibi malzemelerden kaçınılmasını ister. Tavşanlar genellikle tek bir yeri tuvalet olarak seçtiği için kap o köşeye konur ve en az haftada bir boşaltılıp dezenfekte edilir. Zemin kaygan olmamalı; halı ya da kaymaz paspas tavşanın rahat hareket etmesini sağlar.
Ankara Tavşanı ne yer? Yaşa göre beslenme
Kuru ot sürekli; pelet yetiştiricinin düzeninde
PDSA tavşan diyetinin yaklaşık %85'inin kuru ot ya da çimenden oluşmasını ve tavşana günde en az kendi boyu kadar bir demet ot verilmesini önerir; ideal olan otun sınırsız olmasıdır. Ankara tavşanında bunun iki ayrı nedeni var. Birincisi diş sağlığı: dişler ömür boyu uzar ve yalnız lifli otu uzun süre çiğneyerek aşınır. İkincisi yün: tavşan kendini temizlerken yün yutar. Merck, tavşanların yuttukları tüyü normalde dışkıyla attığını, bağırsağı tıkayan gerçek tüy topaklarının seyrek ama ciddi olduğunu yazar; lif azaldığında ise sindirim yavaşlar (GI stasis) ve tüy bağırsakta takılmaya başlar. Yani Ankara için ot hem yem hem ilaç gibidir.
Ot sürekli; yeşillik günde 2 kez; pelet günde 1 kez
PDSA günde iki kez, yetişkin avucu büyüklüğünde yapraklı yeşillik, sebze ve ot verilmesini, her gün beş altı farklı bitki çeşidi sunulmasını önerir. Meyve şekerli olduğu için yalnız ara sıra ödül olarak, örneğin bir elmanın sekizde biri kadar verilir; elma çekirdekleri zehirli olduğu için çıkarılır. Biçilmiş çim, tanımadığımız bitkiler ve tarım ilacı ya da gübre değmiş otlar verilmez. Yeni bir yeşillik her zaman azar azar eklenir.
Yetişkinle aynı düzen, veteriner hekim kontrolünde
PDSA günde bir yemek kaşığı tavşan peleti önerir; 3,5 kg'ı aşan tavşanlarda bu miktar günde iki kaşığa çıkar. Bu ikinci sınır özellikle Fransız ve Dev Ankara gibi iri tipleri ilgilendirir. Fazla pelet tavşanın daha az ot yemesine, dolayısıyla diş uzamasına ve sindirim yavaşlamasına neden olur. Müsli tipi karışımlar tavşanın şekerli parçaları seçip geri kalanını bırakmasına yol açtığı için önerilmez. Peleti yaşam alanına serpmek, tavşanın doğal arayıp bulma davranışını da destekler. Türkiye'deki işletmeler üzerine yapılan araştırmada yem masrafının toplam maliyetin yaklaşık %40'ını oluşturduğu bulunmuştur; bu, yünlü tavşanın kaliteli yemle beslenmesinin ne kadar önemli olduğunu gösterir.
Temiz su her zaman ulaşılabilir olmalı ve her gün değiştirilmelidir; PDSA birçok tavşanın biberondan çok kaseden su içmeyi tercih ettiğini belirtir. Yünlü bir tavşanda su kasesinin devrilmesi göğüs ve çene altındaki yünü ıslatıp keçeleştirebilir; ağır, devrilmeyen bir kase seçmek bu sorunu azaltır. Yem değişikliği PDSA'nın önerdiği gibi 2–4 hafta içinde, eski yeme azar azar yenisini katarak yapılır; dışkıda değişiklik görülürse süreç yavaşlatılır.
Ankara Tavşanı eğitimi
Ankara tavşanının eğitimi iki temel üzerine kurulur: tuvalet alışkanlığı ve tarama sırasında sakin kalmak. Merck, tavşanların doğal olarak tek bir tuvalet alanı seçtiğini ve birçoğunun tuvalet kabına alıştırılabildiğini yazar; kap tavşanın zaten kullandığı köşeye konunca iş kolaylaşır. Yünlü bir tavşanda düzgün tuvalet alışkanlığı, kuyruk altının kirlenmemesi demek olduğu için ayrıca önemlidir.
Tarama eğitimi sabır ister. İlk günlerde birkaç dakikalık kısa seanslar, her seans sonunda küçük bir yeşillik ödülü ve tavşanın dört ayağının güvenle bastığı bir yüzey, ilerideki uzun bakım saatlerini kolaylaştırır. Merck tavşanı kaldırırken arka kısmının ve arka bacaklarının mutlaka desteklenmesini, asla kulaktan tutulmamasını ister; güçlü arka bacaklarıyla tekme atan tavşan kendi omurgasını yaralayabilir. Bu yüzden kucağa almayı değil, yere ya da masaya kendi gelmesini ödüllendirmek daha doğru bir yoldur.
Öncelik sırası
- Tuvalet kabına alışma
- Tarama masasında sakin durma
- Ayakların ve kuyruk altının kontrolüne izin verme
- İsimle ya da sesle yanınıza gelme
- Taşıma kutusuna kendi isteğiyle girme

Ankara Tavşanı egzersiz ve oyun
Günlük ihtiyaç Her gün birkaç saat serbest dolaşma; kafese kapatılmamalı
PDSA Ankara tavşanının eşelemek, koşmak ve sevinçle havaya sıçramak (binky) için geniş ve doğal bir alana ihtiyaç duyduğunu yazar. RWAF bir çift için en az 3 m × 2 m × 1 m yüksekliğinde bir alan önerir ve barınağın yalnız uyku yeri olarak kullanılmasını, tavşanın içine kapatılmamasını ister. Ankara'da hareketin bir faydası daha var: hareket eden tavşanın sindirimi daha düzenli çalışır ve yuttuğu tüyü daha kolay atar. Yalnız sıcak saatlerde egzersiz değil dinlenme önceliklidir; yazın oyun sabah ve akşam serinliğine kaydırılmalıdır.
Sevdiği oyunlar
- Karton kutu ve tünellerden labirent
- Ot dolu kâğıt rulolar
- Kazma kutusu (kâğıt şeritlerle; toprak yünü kirletir)
- Serpilmiş pelet ve yeşillik arama
- Yere oturup tavşanın kendi gelmesini bekleme oyunu
Ankara Tavşanı çocuklarla ve diğer hayvanlarla
Çocuklarla
PDSA, Ankara tavşanının küçük çocuklara pek uygun olmadığını, kucağa alınmaktan hoşlanmadığını ve omurgasının düşürüldüğünde kırılabileceğini belirtir; büyük çocuklu ailelere daha uygundur. Merck de tavşanların çok küçük çocuklardan çok büyük gençlere ve yetişkinlere uygun olduğunu yazar. Çocuklar tavşanla yere oturarak ve bir yetişkinin gözetiminde ilgilenebilir; günlük tarama ise yetişkinin işidir.
Kedilerle
Kedi bir avcıdır; uzun yünlü, yavaş hareket eden bir tavşan için tek başına bırakılmış bir kedi risk oluşturur. Tanışma yalnız gözetim altında ve tavşanın kaçabileceği bir saklanma yeri varken yapılmalı, tavşan alanı kediye kapalı olmalıdır.
Köpeklerle
Köpeklerde de av içgüdüsü ırktan ırka değişir. Tavşan, köpeğin ulaşamayacağı bir alanda yaşamalı ve iki hayvan hiçbir zaman gözetimsiz bırakılmamalıdır; havlama ve kovalama tavşanı ciddi biçimde strese sokar.
Sağlık: dikkat edilmesi gerekenler
Ankara tavşanında sağlık, büyük ölçüde yün bakımının bir yansımasıdır. PDSA'nın İngiliz Ankara için saydığı sorunların çoğu, diş hastalığı, tüy topağı ve sinek kurtlanması, doğrudan beslenme ve tüy bakımıyla ilgilidir. Merck sindirim yavaşlamasını tavşanların en önemli sorunlarından biri olarak anlatır ve bol ot, düzenli fırçalama, ideal kilo ve düşük stresli bir ortamı korunma yolu olarak sayar. Türkiye'deki yün işletmelerini inceleyen Artukoğlu ve arkadaşları ise kış aylarında yavru ölümlerinin, kırkım sonrası yetişkin ölümlerinin ve taban yaralarının yetiştiricilerin önemli sorunları olduğunu, bunların büyük olasılıkla barınak ve kafes koşullarından kaynaklandığını bildirir. Bu bulgular ev tavşanı için de yol gösterir: kırkımdan sonra tavşanı soğuktan korumak ve tel yerine yumuşak, kuru bir zemin sağlamak gerekir. Viral hastalıklara karşı aşı, PDSA'nın önerdiği önemli korunma yoludur; hangi aşının ne zaman yapılacağına veteriner hekiminizle birlikte karar verin. Ankara'ya özgü genetik bir hastalık eğilimi bildiren güvenilir bir kaynağa ulaşamadık.
PDSA Ankara tavşanında tüy topağı (hairball) sorununu öne çıkarır. Merck, düşük lifli diyetin sindirimin yavaşlamasına (GI stasis) yol açtığını, bağırsağı tıkayan gerçek tüy topaklarının seyrek ama ciddi olduğunu ve çoğu zaman cerrahi gerektirdiğini yazar. Korunmada bol ot, düzenli tarama ve hareket temel önlemdir.
PDSA, diyetle ilişkili diş hastalığını İngiliz Ankara için sayılan sağlık sorunları arasında gösterir. Az ot yiyen tavşanda dişler yeterince aşınmaz; iştahsızlık, salya ve yemek seçme dikkat edilmesi gereken işaretlerdir.
Rehber: Tavşan ne yer?Kirli yüne bırakılan sinek yumurtalarından çıkan kurtçuklar deriye zarar verir. PDSA yazın her gün kuyruk altının kontrol edilmesini önerir; uzun yünlü Ankara için bu risk özellikle yüksektir.
PDSA, iki viral hastalığın da genellikle öldürücü olduğunu ve aşıyla önlenebildiğini belirtir. Aşı takvimi için veteriner hekiminize danışın.
PDSA bu parazitin baş eğikliği, dengesizlik, arka bacaklarda güçsüzlük ve idrar kaçırma gibi belirtilere yol açabildiğini yazar.
Merck tavşanların sıcak ve nemli ortamda sıcak stresine girip ölebileceğini, 27 °C üzerinde uzun süre kalmanın hastalık yapabileceğini belirtir. Kalın yün bu riski artırır.
Rehber: Yaz sıcağında evcil hayvanArtukoğlu ve arkadaşlarının aktardığına göre yün işletmelerinde sık görülen taban yaraları yem tüketimini düşürür ve yün veriminde belirgin kayba yol açar; sert tel zemin bu riski artırır.
Ankara Tavşanı videoları
Konuyu izleyerek öğrenmek isteyenler için seçtiğimiz videolar. Videolar ilgili kanallara aittir.
Ankara Tavşanı sahiplenme
İngiliz mi, Fransız mı?
ARBA'nın tanıdığı Ankara ırkları görünüşte birbirine benzese de farklıdır. İngiliz Ankara'nın üst ağırlık sınırı 7,5 lb, Fransız Ankara'nınki 10,5 lb'dir; Dev Ankara'nın üst sınırı yoktur. Ev için en çok aranan, yüzü ve kulak uçları da tüylü İngiliz tipidir; bu tip aynı zamanda yün bakımı en yoğun olandır. Türkiye'deki işletmelerde ise Artukoğlu ve arkadaşlarının bulduğu gibi Fransız tipi yaygındır. Satıcının tip konusunda kesin bilgi verememesi sık rastlanan bir durumdur; önemli olan yünün yapısını ve bakım ihtiyacını görmektir.

Yün çiftliğinden gelen tavşan
Türkiye'de Ankara tavşanı uzun yıllar yün için yetiştirildi. Artukoğlu ve arkadaşları işletmelerde tavşanların yün üretiminde 1–7 yıl kullanıldığını bildirir. Yün işletmesinden gelen yetişkin bir tavşan, insanla az temas etmiş olabilir; ev hayatına alışması zaman alır. Bu tavşanlarda tel kafese bağlı ayak tabanı yaralarına ve diş durumuna özellikle bakılmalıdır.
Bir mi, iki mi?
PDSA tavşanların uyumlu çiftler hâlinde yaşamasını önerir ve tahmini bakım maliyetinin çift beslendiğinde kabaca iki katına çıktığını da not eder. İki Ankara tavşanı iki kat tarama demektir; bu yüzden yünlü bir tavşanın yanına kısa tüylü, bakımı kolay, kısırlaştırılmış bir eş seçmek de bir yol olabilir. Eşleştirme kararını veteriner hekim ve deneyimli bir tavşan derneğiyle konuşmak iyi olur.
Kısırlaştırma
Merck kısırlaştırmanın tavşanlar arasındaki uyumu artırabildiğini yazar; PDSA da kısırlaştırılmış erkek ve dişi çiftini örnek gösterir. Ayrıca Artukoğlu ve arkadaşları yün verimi ile üreme arasında ters yönlü bir ilişki olduğunu aktarır: yavrulayan dişide yün verimi düşer. Ev tavşanında üretim amacı olmadığından kısırlaştırma kararı veteriner hekimle birlikte verilmelidir.
İlk günler
Yeni eve gelen tavşanın yemi birkaç hafta değiştirilmez, değişiklik PDSA'nın önerdiği 2–4 haftaya yayılır. İlk günlerde tarama kısa tutulur, tavşanın saklanabileceği bir kutu bulunur ve ev hayvanlarıyla tanışma ertelenir. İlk hafta içinde tavşan konusunda deneyimli bir veteriner hekime genel muayene ve aşı planı için gidilmesini öneririz.
Sahiplenmeden önce: kontrol listeleri
Ankara tavşanı sahiplenmek, bir tavşan sahiplenmenin bütün sorumluluklarına bir de yün bakımını eklemek demektir. PDSA bu tavşanın 7–10 yıl yaşadığını, uyumlu bir eşle birlikte yaşaması gerektiğini ve her gün kapsamlı tarama istediğini belirtir. Kendimize dürüstçe sormamız gereken sorular şunlar:
Kendinize sorun
- Önümüzdeki 7–10 yıl boyunca her gün yün taramasına vakit ayırabilir miyim?
- Kırkımı kendim öğrenebilir ya da düzenli olarak yaptırabilir miyim?
- Evde iki tavşana yetecek, RWAF'ın önerdiği büyüklükte bir alan ayırabilir miyim?
- Yaz aylarında tavşanları serin ve gölge bir odada tutabilir miyim?
- Tavşan konusunda deneyimli bir veteriner hekime ulaşabiliyor muyum?
- Tatile gittiğimde tavşanların tüy bakımını üstlenecek biri var mı?
- Evdeki çocuklar tavşanı kucağa almadan ilgilenmeyi kabul edecek yaşta mı?
İlan seçerken nelere bakılmalı?
- Tavşanın yününü yakından görün: deriye yapışmış keçe, kuyruk altında kir ya da kel bölgeler bakımsızlığın işaretidir.
- Ebeveynleri ve tavşanların yaşadığı yeri görün; tel zeminli kafeste tutulan tavşanların ayak tabanlarına bakın.
- Tavşanın yaşını, ne yediğini ve en son ne zaman kırkıldığını sorun.
- Hangi Ankara tipinden (İngiliz, Fransız ya da karışık) geldiğini sorun; kesin bilgi yoksa bunu da not edin.
- Gözlerin, burnun ve ağız çevresinin temiz ve kuru olduğundan, ön dişlerin düzgün kapandığından emin olun.
- Aşı yapıldıysa kaydını isteyin; yapılmadıysa ilk hafta veteriner hekim randevusu planlayın.
- Çok küçük yaşta anneden ayrılmış yavrudan kaçının; yavru kuru ota alışmış olmalıdır.
- Tek başına satılan yetişkin tavşanda neden yeni yuva arandığını sorun; çoğu zaman sebep yün bakımının zorluğudur.
Ankara Tavşanı nereden sahiplenilir?
Ankara tavşanını tavşan sahiplendirme grupları ve barınaklar, Ankara tipini bilen yetiştiriciler ya da yeniden yuva arayan sahipler aracılığıyla bulabiliriz. Türkiye'de yün üretimi yapan işletmeler de bulunur; bu işletmelerden alınan tavşanlar çoğunlukla Fransız tipidir. Hangi yoldan olursa olsun tavşanı yerinde görmek, yün durumunu ve barınma koşullarını kendi gözünüzle değerlendirmek gerekir.
Ankara Tavşanı sahiplenirken fiyatı neler etkiler?
- Ankara tipi (İngiliz, Fransız, Dev, Saten ya da karışık hat)
- Yünün kalitesi ve renk
- Tavşanın yaşı ve kuru ota alışmış olması
- Aşı ve veteriner hekim kontrol kaydı
- Kısırlaştırılmış olup olmaması
- Yetiştiricinin ya da yün işletmesinin koşulları
- Çift olarak mı tek olarak mı verildiği
Ankara tavşanı ortalama 7–10 yıl yaşayan (PDSA), her gün bakım isteyen ve yalnız yaşamaması gereken bir hayvandır. Sahiplenmeden önce tavşan sahiplendirme gruplarına ve barınaklara bakmanızı öneriyoruz; uzun yün bakımı beklenenden zor geldiği için yetişkin Ankara tavşanlarının yeniden yuva aradığı da görülür. Yetiştiriciden alınacaksa tavşanın hangi tipten (İngiliz, Fransız ya da karışık hat) geldiği, yünün durumu ve ebeveynlerin bakım koşulları sorulmalıdır.
Ankara Tavşanı hakkında sık sorulanlar
Ankara tavşanı nereden gelir?
Adını Ankara'nın eski adı Angora'dan alır ve kökeni bu bölgeye bağlanır. Bugün tanınan ırklar ise Avrupa ve ABD'de geliştirilmiştir; ARBA İngiliz, Fransız, Dev ve Saten Ankara olmak üzere dört ırk tanır.
Ankara tavşanı kaç kilo olur?
Irka göre değişir. PDSA İngiliz Ankara'nın yetişkinde 2,5–3 kg olduğunu belirtir. ARBA'nın üst sınırları İngiliz için 7,5 lb, Saten için 9,5 lb, Fransız için 10,5 lb'dir; Dev Ankara için üst sınır yoktur.
Ankara tavşanı kaç yıl yaşar?
PDSA İngiliz Ankara için ortalama 7–10 yıl ömür verir. Diğer Ankara ırkları için ayrı bir değer veren güvenilir bir kaynağa ulaşamadık.
Ankara tavşanı ile tiftik tavşanı aynı mı?
Evet, Türkiye'de tiftik tavşanı adı genellikle Ankara tavşanı için kullanılır. Angora tavşanı da aynı grubun uluslararası adıdır.
Ankara tavşanının tüyü her gün taranmalı mı?
Evet. PDSA yünün kolay keçelendiğini ve düzenli, kapsamlı günlük tarama gerektiğini belirtir; Merck de uzun tüylü tavşanların her gün fırçalanmasını önerir.
Ankara tavşanı ne sıklıkla kırkılır?
Türkiye'deki işletmeleri inceleyen 2007 tarihli araştırmada yılda 3–6 kırkım yapıldığı görülmüştür. Ev tavşanında aralık yünün uzunluğuna ve mevsime göre belirlenir; ilk kırkımı deneyimli biriyle yapmanızı öneririz.
Ankara tavşanı tüy döker mi?
Döker; Merck tavşanların birkaç ayda bir tüy değiştirdiğini ve bu dönemde ek fırçalamanın tüy yutmayı azalttığını yazar. Ankara'da dökülen yün gövdede kalıp keçeye dönüşebildiği için bu dönemde bakım artar.
Ankara tavşanı apartmanda beslenir mi?
Ev içinde yaşayabilir; hatta yazın serin bir oda balkondan daha güvenlidir. Ama RWAF bir çift için en az 3 m × 2 m × 1 m alan önerir; küçük bir kafes yeterli değildir.
Ankara tavşanı sıcağa dayanır mı?
Pek dayanmaz. Merck tavşanların 27 °C'nin üzerinde uzun süre kalınca hastalanabileceğini yazar; kalın yün bu riski artırır. Yaz öncesi yünün kısaltılması ve serin bir oda şarttır.
Ankara tavşanı çocuklar için uygun mu?
PDSA küçük çocuklara pek uygun olmadığını, büyük çocuklu ailelere daha uygun olduğunu belirtir. Kucağa alınmaktan hoşlanmaz ve düşürülürse omurgası kırılabilir.
Ankara tavşanı tek başına beslenebilir mi?
PDSA tavşanların uyumlu çiftler hâlinde, örneğin kısırlaştırılmış bir erkek ve dişi olarak yaşamasını önerir. Tek tavşan yalnızlık çeker.
Ankara tavşanı ne yer?
PDSA diyetin yaklaşık %85'inin kuru ot ya da çimen olmasını, günde iki kez bir avuç yeşillik ve günde bir yemek kaşığı pelet verilmesini önerir. Meyve yalnız ara sıra ödüldür.
Ankara tavşanında en sık sağlık sorunları neler?
PDSA diş hastalığı, tüy topağı, sinek kurtlanması, myxomatosis, RHD ve Encephalitozoon cuniculi'yi sayar. Bunların çoğu iyi beslenme, düzenli tarama ve aşıyla önlenebilir; ayrıntı için veteriner hekiminize danışın.
Ankara tavşanından yıllık ne kadar yün alınır?
Artukoğlu ve arkadaşlarının 42 işletmeyi incelediği araştırmada tavşan başına yıllık ortalama yün verimi 642 gram bulunmuştur; işletme büyüklüğüne göre ortalamalar 575–821 gram arasındadır.
Ankara tavşanı Türkiye'de bulunur mu?
Bulunur. Türkiye'de yün üretimi yapan işletmeler vardır ve bunlarda çoğunlukla Fransız tipi yetiştirilir; ev tavşanı olarak da sahiplendirme gruplarında ve yetiştiricilerde görülür.
Ankara tavşanı ile Hollanda cüce tavşanı arasındaki fark ne?
Hollanda cüce tavşanı kısa tüylü ve çok küçüktür; ARBA üst sınırı 2,5 lb'dir. Ankara ise uzun yünlü, daha iri ve günlük tarama isteyen bir gruptur; bakım yükü çok daha fazladır.
Kaynaklar
- PDSA — English Angora rabbit
- American Rabbit Breeders Association (ARBA) — Recognized breeds
- Artukoğlu M.M., Işın Ş., Gençler F., Koçak Ç. — Türkiye'de Ankara Tavşanı Yetiştiriciliğinin Genel Özellikleri, Sorunları ve Çözüm Önerileri, Ege Üniv. Ziraat Fak. Derg. 44(2), 2007
- PDSA — Feeding your rabbits
- Merck Veterinary Manual — Providing a Home for a Rabbit
- Merck Veterinary Manual — Digestive Disorders of Rabbits
- Rabbit Welfare Association & Fund (RWAF) — Outdoor housing
Bu sayfa numaralı kaynaklardan derlendi ve veteriner hekimlerimiz tarafından incelendi.
Son güncelleme: 2 Kasım 2026 · Bu sayfa muayenenin yerini tutmaz; ilaç ve doz önerisi içermez.











